Bugun...


Erdoğan'dan 657 Memurlar Kanunu Değişikliği Açıklaması!
Cumhurbaşkanından 657 Memurlar Kanunu Değişikliği Açıklaması!

Erdoğan'dan 657 Memurlar Kanunu Değişikliği Açıklaması!

Ankara’da ATO Congresium’da “Bir İnsan Hakları İhlali Olarak 15 Temmuz” paneline katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 657 sayılı (devlet memurları) kanunun Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;

657 DEĞİŞTİRİLMELİ

-Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657’dir. Bu 657’nin de bir mutabakat sağlanabilse, aynen Batı’da olduğu gibi 657’nin memur işçi ayrımı olarak değil tamamıyla çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım. Bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz.

-Gitsin özel sektörde çalışsın, devlet mi besleyecek bunları. Devlet besledi, devlete ihanet etti bunlar.

OHAL AÇIKLAMASI

-Bize şunu söylüyorlar: ‘OHAL’i ne zaman kaldıracaksınız.’ Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman OHAL’i kaldıracağız.

-Terörle mücadelede hedefe ulaştığımız zaman OHAL’i kaldıracağız. Bunlar bitmeden, kimse bizden OHAL’i kaldırmamızı beklemesin.

-Pazartesi MGK toplantımız var OHAL’i tekrar masaya yatıracağız ve teklifimizi hükümete yapacağız. Şu anki görünümle bizim OHAL’e hala ihtiyacımız var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının devamı şöyle;

15 Temmuz gecesi alçakça şehit edilen 250 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Darbecilerin kurşunlarıyla tankların paletleri altında, helikopterlerin ateşiyle, uçakların bombalarıyla yaralanan tüm gazilerimize Allah’tan sağlık ve afiyetler diliyorum. Tarihi kıyama fiilen iştirak eden, kalbiyle ve dualarıyla destek veren her bir vatandaşıma şükranlarımı sunuyorum. Türkiye’nin her köşesinde ülkesini, milletini korumak için 29 gece boyunca demokrasi nöbeti tutan milyonların her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

MİLLETİMİZ ÖLÜM KUSAN TANKLARIN ÜZERİNE ÜZERİNE GİTTİ

Az önce 100 biin üzerinde hatm-i şeriflerin duasını yaptık. şehitlerimizi unutmadık, inşallah unutturmayacağız. Dün aynı şekilde şehitlerimizin yakınları ve gazilerimizle kongre merkezinde bir arada olduk. Gerek ekranda gerekse oradaki sunumlarla unutmadık unutturmayacağız. Milletleri millet yapan semboller 15 Temmuz gibi karanlığa ve karanlığın aydınlığa döndüğü kanlı saldırının sinelerde söndürüldüğü zaferle sona erdirdiği hadiselerden ortaya çeker. Türk Milleti Çanakkale ve Kurtuluş Harbi’nden 1 asır sonra mazisi ve atisi arasındaki irtibatı tekrar ve daha güçlü şekilde tesis ettiği vaka ile karşılaşmıştır. Ellerindeki modern savaş araçlarıyla şiddetli şekilde milletin üstüne gidip, sokakları meydanları kuşatıp kısa sürede ülkeye el koyacaktı. Ama başaramadılar. Milletimiz üzerine üzerine gitti. Ölüm kusan silahları görünce saklanmak bir yana darbecilerin yakasına yapıştı. Helikopterlere ve uçaklara baş kaldırdı. Hiç beklemedikleri bu tepki darbecilerin planlarını bozdu, morallerini çökertti.

BEN SENİ DAHA ÖNCE ÇAĞIRDIM! GELİNCE NE OLACAĞINI BİLİYORSUN… 

Utanmadan “Amerika bana müsaade ederse Türkiye giderim” dedi. Seni ben çağırdım, gelmedin. Buraya gelince ne olacağını biliyorsun. Bütün bunlara hiç acımadan adımı atanları biz millet olarak affetmeyeceğiz. İnanıyorum ki Allah bütün bu şehitlerimizin hesabını da intikamını da soracaktır ve alacaktır.

KILIÇDAROĞLU BELEDİYE BAŞKANININ EVİNDE ÖRTÜLÜ DARBEYİ SEYRETTİ! 

Kılıçdaroğlu örtülü darbeyi Bakırköy Beleiye Başkanı’nın evinden izledi. Nasıl örtülü darbeyse. Gel VIP’e orada sor, tankların çekildiğini öğren, iş tuttuğu tanklar oradan çekildi, oradan belediye başkanının evine gitti. Neymiş oteller kapalı olduğu için otellerde yer bulamadı beyefendi. Örtülü darbe, kahve, çay birada onlar bir tarafta örtülü darbeyi izliyor. Hayatı yalan! Hayatı yalan! Bunlarda dürüstlük yok. Hiçbir zaman doğru konuşmadı bunlar ve doğru olmadı. Bu Türkiye’nin daha önce gördüğü 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat’tan çok farklı bir darbe girişimiydi.

1 DOLARA TESLİM ALINAN TAŞERONLARLA GERÇEKLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILAN İŞGAL GİRİŞİMİ

Menderes’te böyle bir tepki koyamadı milletimiz. Ama burada çağrımıza anında elhamdülillah bu millet cevap verdi. Çanakkale’de boğaza dayananlar ne istiyorsa, ardından İzmir’den Ankara önlerine kadar vatanımızı işgal edenlerin amacı neyse 15 Temmuz’un gayesi oydu. 15 Temmuz 1 dolara satın alınan taşeronlarla gerçekleştirilmeye çalışılan bir işgal girişimiydi. 15 Temmuz aynı zamanda insan haklarının ağır şekilde ihlal edildiği bir eylem.

HUKUK DEVLETİ OLMASAYDIK İÇERİDE DEĞİL ÇUKURLARDA OLACAKLARDI

Darbecilerin gösterdiği vahşet ve dökülen kan hainlerin asıl planını ortaya koymuştur. O gece vatandaşlarımızdan 250 kişi şehit olurken darbecilerden 35 kişi ölmüştür. Türkiye hukuk devleti olmasaydı şu andaki hainler cezaevinde değil rastgele açılmış çukurlarda yatıyor olurdu. Batı, ikide bir bize gelip soruyorsunuz. İşte bu kadar kişi cezaevinde yatıyor, bu sayılar nedir? Bunu soracağına darbecilerden kaç kişi öldü veya öldürüldü bunu sorsana! Benim 250 kardeşim şehit oldu, darbecilerden 35 kişi öldü.

ŞEHİTLERE GÖSTERİLMEYEN İLGİ DARBECİLERE GÖSTERİLMİŞTİR

Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657’dir. Bu 657’nin de bir mutabakat sağlanabilse, aynen Batı’da olduğu gibi 657’nin memur işçi ayrımı olarak değil tamamıyla çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım. Bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz. Öldürülen darbecilerin tamamı çatışmalarda hayatını kaybetmiştir, yani karşılarındakini öldürmeye çalışırken ölüp gitmişlerdir. Darbeciler tarafından katledilen, yaralanan, özgürlükleri kısıtlanan vatandaşlarımıza gösterilmeyen ilgi ve sevgi darbeciler için en üst düzeyde sergilenmiştir.

DEDİM Kİ ONLAR GAZETECİ DEĞİL PROVOKATÖR

Batılı hükümetlerin yetkililerinden, kurum temsilcilerinden öldürülen, hakları ihlal edilen vatandaşlarımızla ilgili samimi, en küçük bir üzüntü beyanı, endişe belirtisi duymuş değiliz, maalesef. Buna karşılık cezaevi şartlarıyla ilgili sayısız taleple karşılaştık, karşılaşıyoruz. İkide bir sorduklar bu. Maktüllerin değil de katillere gösterilen bu anlayış açıkçası bizi üzüyor. Böyle bir insan hakları anlayışını kabul etmiyoruz. 15 Temmuz arefesinde biliyorsunzu Büyükada’da otelde proje çalışmalarını yürüttüler, aynı şekilde adada geldiler proje çalışmalarını yürüttüler. Polisimiz oraya yaptığı baskında bunları yakalayınca son G-20 toplantısında buna bunu soruyorlar. İstanbul’da gazetecileri tutukladınız diyorlar. Onların gazeteci olduğunu kim söylüyor, onlar ajan provokatör dedik. Baskında masalarının üzerinde ne tür haritalar ve projeler olduğunu polisimiz tespit etti.




Bu haber 9996 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER

FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI