LGS ' de Cevap Bekleyen Sorular

Eğitim Bir Sen İstanbul 6 No’lu Şube Başkanı İdris ŞEKERCİ Liselere Giriş Sınavı’nda Yapılması gerekenlere dair yazı yayınladı

LGS ' de Cevap Bekleyen Sorular
31 Mayıs 2020 - 23:09 - Güncelleme: 31 Mayıs 2020 - 23:18

YENİ NORMAL SÜRECİNDE LGS'DE CEVAP BEKLEYEN SORULAR

Kovid-19 sonrası kavram dünyamıza giren “Yeni Normal”, ülkede birçok şeyin değişmesine, birçok alanda düzenlemeye gidilmesine neden oldu. Eğitimden sağlığa, hukuktan diyanete birçok alanda bu değişime tanık oluyoruz. Haftalardır kılınamayan cuma namazları sonrasında kılınan ilk cuma namazında tecrübe ettiğimiz saf düzeni, bunun en somut örneği oldu. 

Yeni Normal’e geçiş sürecine kadar birçok kurum veya kuruluşun aldığı tedbirler malum. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK, salgın riskini dikkate alarak Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda uzunca süre dijital imkanları kullanarak yürüttü eğitim öğretim faaliyetlerini. Eğitimin öznesi olan öğretmenlerin fedakarlıklarını sıkça gördüğümüz bu süreç nihayet tamamlandı ve eğitim-öğretim dönemi kapandı. 

 

Pandemi, elbette biz sendikacıları da etkiledi ve biz de anın gereği yöntemlerle okulların ve eğitim- öğretim faaliyetlerinin nabzını tuttuk bu süreçte. Liselere Giriş sınavları, eğitim faaliyetlerinin sona erdiği bu günlerde okul yöneticilerini ve öğretmenleri tedirgin eden önemli bir gündem. Okul yöneticisi arkadaşların -sınavların her bakımdan güvenli bir ortamda yapılabilmesini sağlamak adına- büyük bir özveri ile okulların dezenfekte edilmesi, velilerin çocuklarını bekleme ihtiyaçları ve ara boşlukta öğrencilerin teneffüs ihtiyaçlarını gidermek dahil pek çok komplike soruna dair çözümlerini dinledik. Ancak, gizleyemedikleri ortak bir kaygı vardı hepsinin zihinlerinde. Eğitim öğretimin bitmesi ve salgın gerekçesiyle ortaya çıkacak öğretmen açığı ve sınavların geçmiş yıllarda olduğu gibi yirmişer kişilik sınıflarda yapılacak olmasıydı onları tedirgin eden.

Bakan Ziya Selçuk, Twitter hesabından 20 Haziran 2020 tarihinde yapılacak Liselere Giriş sınavına ilişkin bir video yayınlayarak, vatandaşların kaygılarını gidermeye dönük yaptığı açıklamada;

“Bir eğitimci ve baba olarak çocuklarımızın sağlığı için Bilim Kurulu ile istişare ederek her türlü önlemi aldığımızı bilmenizi isterim.” diyordu. Şunu kabul etmek gerekir ki; Milli Eğitim Bakanlığı, sınavların -salgın dahil- her bakımdan güvenli bir ortamda yapılması bakımından en az bizim kadar hassasiyet taşımaktadır. Sayın Bakan’ın, vatandaşı teskin etmek ve ortaya konan hassasiyetin anlaşılması açısından ortaya koyduğu bu yaklaşımı anlamlı bulduğumuzu belirtmek isterim. Ancak, teori ile pratik arasında en azından standart sapma olabileceği ve sınavı uygulayacakların kaygılarının da dikkate alınması gerektiğini hatırlatmak isterim.

Meseleyi dallandırıp budaklandırmaya gerek yok. LGS öyle ya da böyle yapılacak. Bizim derdimiz yol yakınken gözden kaçan eksiklikleri gündeme getirmek suretiyle sınavlarda oluşabilecek öğrenci odaklı kaygıyı dile getirerek çözüm sunmaktır. Öğrencilerin kendi okullarında sınava girecek olması bu kaygının büyük oranda azalmasına neden olacaktır. Lakin bu durum, sınavları yapacak öğretmenlerin kaygılarını ortadan kaldırmaya yeter mi bilmiyorum.

MEB’in yaptığı sınavlarda onlarca defa görev almış birisi olarak şunu itiraf etmem gerekir ki her şey kitapta yazıldığı gibi olmuyor ve çoğu zaman evdeki hesap çarşıya uymuyor. MEB’in tekrar gözden geçirmesinde fayda olacağına inandığım iki hususu hatırlatmak istiyorum. Birincisi sınavlarda görev verilecek öğretmenlerle ilgili diğeri ise sınav yapılacak dersliklerle ilgili.

Sendikayı temsilen katıldığım disiplin kurullarında tanık olduğum şu ki; Sınavlarda görev alan pek çok öğretmen- ne yazık ki- hem disiplin bakımından hem de idari açıdan(1 yıl sınav görevi verilmemesi)  ceza almış durumdadır. Çoğu mağduriyet oluşturmayan basit hatalar yüzünden maalesef yüzlerce öğretmen ve okul yöneticisi, “Hükümetin infaz yasası çıkartarak birçok suçtan hükümlü olan yüzlerce insanı salıverdiği bir ortamda biz öğretmenlerin basit hatalarımız yüzünden aldığımız idari ve disiplin cezalarını kaldırmak çok mu zor” demektedir. Bu alanda atılacak adım, sınavlarda görev alacak öğretmenler için motivasyon kaynağı olacaktır.

Altını çizmek istediğim ikinci husus ise; sözün başına ifade ettiğimiz, 20 Haziran tarihinde yapılacak LGS de derslik başına 20 öğrenci uygulamasıdır. Cuma namazlarında saf düzeni yapılırken sosyal mesafe kuralı uygulanırken yarınımızın teminatı olan çocuklarımızın gireceği bu sınavda bu kuralın yeterince dikkate alınmadığı ortadadır. Parklardaki banklarda dahi sosyal mesafe uyarı levhası konarak oturulması yasaklanan kısımlar varken, Liselere Giriş sınavında, 10’ar kişilik sınıflar oluşturmak yerine, geçmiş yıllarda uygulanan 20 kişilik sınıf uygulamasına devam edilecek olması ne kadar makuldür? 

 

Umarız vaka sayılarının azaldığı bir süreçte riski minimize etmek adına Bakanlık ilave tedbirler alarak derslik başına düşen öğrenci sayısında makul bir azaltmaya gider. Sınavlarda görev alacak öğretmenlerin -izah etmeye çalıştığımız -kaygılarını giderecek tedbirlere ilaveten salgın sürecinde eğitimin aksamadan yürümesine sağladıkları katkıyı da dikkate alan bir ödüllendirmeye gider.

           İdris Şekerci

EBS İstanbul 6 No.lu Şube Başkanı

 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum